Sewiyor - Sewmiyor...

Sewiyor - Sewmiyor...

Ne çok “Seni seviyorum”larınız var. Her yere yazıyorsunuz. Herkese söylüyorsunuz. Her zaman kullanıyorsunuz. Sevginizden çok “Seni seviyorum”larınız. “Sen” diye hitap edebildiklerinizden bile çok.
O kadar kısa ki sevgileri nizin ömrü, ard arda ekleseniz dahi, kelebek ömründen kısa kalıyor.
Sevginizi saklamıyorsunuz güya. Ama sevgi ile olan mesafeniz in uzaklı
ğını “Seni seviyorum”larınız ele veriyor.
Ortaya “çok” ekliyorsunuz, “gerçekten” ekliyorsunuz. Ba
şına ve sonuna mahzunluk ekliyorsunuz. Ekliyorsunuz ki, milyonlarca “Seni seviyorum”dan farklı olsun sizin söylediğiniz. Ama olmuyor.
Herkesi “Seni seviyorum” demeye davet ediyorsunuz. Suç orta
ğı arıyorsunuz. Güya, herkesin maske takmasıyla hayatı maskeli baloya çevirip vicdanınızı rahatlata caksınız.
Sadece sizin ve sahte sevgilini zin de
ğerini düşürmüyorsunuz. “Sevme”nin değerini de yerle yeksan ediyorsunuz.
Öyle bir cümle kuruyorsunuz ki, “sen” gerçekten “sen” de
ğil; başkalarını kastediyorsunuz. “Sevmek,” gerçek “sevmek” değil; başka duyguları anlatıyorsunuz. Birinci tekil şahıs eki de sizi anlatmıyor; belki başka yüreklere tercüman oluyorsunuz.
Kalp
şekilleri arasında olması neyi değiştirir ki? Taş gibi soğuk.
Gülümseyerek söylemeniz ne farkeder ki? Takım elbiseden daha resmî. Bu
ğulu gözlerle telaffuz etseniz ne yazar? İçten olmadığı besbelli.
Tamam, yüre
ğinizde bir yerlerde sevmeye karşı bir iştah, bir açlık var. Ama, bu açlığın reçetesi bol bol “Seni seviyorum” demek mi? Kalp resimleri mi? Hüzünlü şarkılar mı? Ayrılık ağıtları mı?
Da
ğlara, taşlara yazdınız, ama yine de sevmiyorsunuz, değil mi? Sevginiz tükeniveriyor, kalmıyor. “Sevgim bitti, hâkim bey” diyorsunuz bükük bir boyun ve kısık bir sesle.
Tutunamıyor kalbiniz, böyle kaygan zeminlerde, böyle küçücük maskelere, böyle acemice.. .
“Seni seviyorum”larınız bol, herkese yetip de artacak kadar bol. Ama, “Seni seviyorum”larınız bol, çok bol geliyor sevginize .
Belki dil ile de
ğil, kalp ile söyleme vakti gelmiştir.

18:42 - 9/1/2007 - yorum {2} - yorum yaz

ßu SanA Son MekTußum....

ßu SanA Son MekTußum....

Biliyorum, bu vazgeçiş için sana kızmaya hakkım yok, bu son en başından zaten belliydi. Sana sitemlerle dolu satırlar yazmayacağım, çünkü aşk bu değil, aşk yaşatılır, aşk alkışlanır, senin elinden kaçırdığın ve benim başkasında yakaladığım aşka herşeye rağmen pişmanlıkla ve utanarak alkış tutmuyorum.

Sana yalanım hiç olmadı, bunun için seni inandırmaya çalı
şmayacağım, keşke seni yalan bir aşkla sevseydim, belki böylesine sızın kalmazdı içimde, bana değilde aşkıma söylediğin sözler çok ağır geldi ama yinede teşekkürler; hayatta hiçkimsenin bu denli sevilmeyi haketmediğini öğrendim sayende.

Kaç kez kimlik de
ğiştirdim ben bu aşk için biliyormusun; birgün ardına bakmadan gidarek unuttuğun oldum, birgün geldi hiçbirşey olmamış, sanki hiç unutmamış gibi tozlu raflardan çıkartıp tekrar hatırladığın oldum, belki bir an sevdiğin, sırf sevdiğin için değil değişmezim olduğun için, herşeye göz yumarak, sanki yalnız benimmişsin gibi sevip imkansızın oldum, gururu atıp bir kenara seni bir defa görebilmek adına gurursuzun oldum, kimi gün kimi gece aklına düşüp sızlayan vicdanın oldum, tamda herşey bitti artık bu son dediğim zamanlarda kendini yeniden hatırlatmak zorunda olduğun hissin oldum, sonra yine unuttuğun, sonra yine hatırladığın ve daha neler neler...

Şimdi son defa unutulmak varsa bu yazgıda, unut yine ve eğer bir gün tekrar hatırlarda kendini hatırlatmak gereği duyarsan arama beni, çünkü artık beni unuttuğun köşelerde bulamayacaksın, bana söylediğin o ihtişam kelimelerinin hiçbir önemi yok artık bende. Unutmam desende unutacaksın biliyorum, belkide unuttun bile çoktan..

Hayret! Hızla eskiyor yoklu
ğun -ki, varlığın gün yüzü görmemişken, yepyeni duruyorken böylesine.. Şimdi anlıyorum neresinden su alıyormuş senli hayatım; seni ölüm kadar büyütmüşüm yaşamımda, sanki ölümün zıttı yaşam değilmişte senmişsin gibi.. Hani olmazsan olmazmışım gibi...
Sanki varmısın
şimdi? E ben varım işte. Üstelik yarın nasıl bir seni seveceğim endişesi ve düşüncesi yok içimde, daha yeni tanışğın bir insan yada arkadaşınmı olacağım, öbürgün dokunmadan duramadığın sevgilinmi olacağım düşüncesi yok içimde..
Ve sen hiç kıpırdamazsın yerinden bilirim, elin telefona gidecek olsa numaramın son tu
şuna kadar sürer cesaretin, sen adım atmaya bile alışık değilsinki bana, ve ben öyle koşmuşumki sana...
Kaç tur atmı
şım etrafında, kaç kez aşkın hacısı olmuşum bilinmez. Meğer etrafında döndüğüm seni ben yaratmışım, sana yamadığım ben parçalarını söktüğümde üzerinden, geriye bir avuç günah kaldı. Ben baştan aşağıya bir ah, sen tepeden tırnağa günah.. Ve aşk yerden göğe kadar boş, şimdi anlıyorum...


Artık daha az seviyorum seni, unutur gibi, seni içimde öldürür gibi.. Ve seni tüm o bildi
ğin türk filmlerindeki aşk seneryolarıyla başbaşa bırakıyorum. Öyle bir dünya yaratmıştımki senden, o dünyanın durmasının mümkünü yok sanmıştım, meğer öyle kolaymışki, dahası öyle kolaylaştırdınki.
Güvendi
ğim dev adam!! Şimdi bir cücesin gözümde. Seni sana ve kimbilir daha kimlere bırakıyorum, ve hakkını helal et demiyorum sana, çünkü gönül hakkın bile yok bende.
Bundan sonra yokum, hiç aramayaca
ğım merak etme, ve hep senin sızlayan vicdanın olarak kalacağım.

Yoklu
ğumla iyi geçinmeye bak, çünkü vicdanın seni asla rahat bırakmayacak...

18:37 - 9/1/2007 - yorum {1} - yorum yaz

SEVGİLİNİN GÖZLERİNE HER BAKIŞ;

SEVGİLİNİN GÖZLERİNE HER BAKIŞ;

BİN KEZ ÖLÜP, BİN KEZ DİRİLMEKTİR

Nedendir en basit gerçeklikler anla
şılması en zor olandır. Bu sebeplerdir ki ;

sevgi; davetsiz misafire benzer, bazen vaktinden erken gelir bazende geç... Ne erken geldi
ğinde

git diyebilirsin ne de geç geldi
ğinde... Bazen kuş tüyü yorgan gibi yumuşak bazende buzdan bir yatak gibi soğuk ve ürpertici...

İç içe labirentlerden oluşan yürek deryasında bir bakışın esrarengiz elektriğinde akıl ermiyor. Çünkü insan sevdaya düşmeye görsün.hayatını; parlak, gösterişli ve yapay öykülerle süslüyor.

Kendi oyununu oynuyorsun o andan itibaren yani, ikindi vakitlerinin o rahmani demlirinde, çimenlerin üzerinden eseno ılık rüzgar gibi tedirgin ulu yalnızlı
ğında yaşıyorsun.

mantık kurallarının iflasıdır yürek kapartısı geceleri bir noktaya bakıp, bir sigarayla dalıp gitmeye a
şkın belirtisi diye bakılır, bazen kurşun gibi yakar, bazende menekşe gibi kokar.

Yol yolak aramaz ı
şık hızıyla düşer içimize, kaçsan kurtulamazsın kapıyı kilitlesen faydasız, en doğrusu teslim olmak...

İnsan arayışın adıdır ve gün gelir bu arayış bir çift gözde son bulur. Geçmişin, yüzlerce, binlerce yıl ötesinde gelen sevdam; geleceğin yüzlerce , binlerce yıl ötesine uzanan sevdam, nasıl gelirsen gel..!

İlhamını senden alan kalemim yazmıyor bundan fazlasını, zaten aşk birazda suskun yaşanmalıdır.

Ne söylenmesi gerekiyorsa sevgilinin kula
ğına fısıldanmalıdır ve sana söylenecek tek söz kalıyor :

A
ŞK KAĞIDA YAZILMIYOR..!

ANLATAMADIKLARIMI SEN ANLA! ANLA K
İ:

A
ŞKIN BÜTÜN İKLİMLERİNDE

SEVD
İM SENİ....!!!!

18:31 - 9/1/2007 - yorum {yok} - yorum yaz

Unutulmuyor Bitmiyor Geçip Gitmiyor ... ... ...

Unutulmuyor Bitmiyor Geçip Gitmiyor ... ... ...

Unutulmuyor Bitmiyor Geçip Gitmiyor ... ... ...

Her Gece Oldu
ğundan Biraz Daha Muhtacım Sana ...Kırgınım Aslında Kızgınım…Hayır Sana Değil; Seni Kırıp Üzen Şu Aptallığıma… Ne Olursa Olsun! Zamanım Da Mekanım Da Değişmiyor ...
Hep Her Zaman Aynı Yere Çıkıyor Bütün Yollar;
Sana! ... ...

Uzun Zaman Oldu
İçimdeki Maviler Donalı ... Kendim Seçtim Sevdayı Tek Başıma Yaşamayı ... Yalnızlığımın Sorumluluğunu Taşıyacak Kadar Da Yürekli Olduğumu Düşünür Ve Söylerdim Herkese Gururla ... Geceler Sancı Olur İşlerdi İçime Ama Yüreğimde Yaşattığım Sevdamı Düşündükçe İçime Yayılan Sıcaklık Alıp Götürürdü Tüm Sancılarımı ... ... ...

Ne Kadar Zamandır Böyleyim Ne Kadar Zamandır En Yakın Dostum Özlem Hatırlamıyorum ... Sanki Zaman Durdu ... Evet Özlüyorum Ve Özlemeyi De Seviyorum ...

Çünkü Özlemin
İçinde Aşkım Mutluluğum Umutlarım Var ... Gidenlerin Ardından Ağıt
Yakmamayı Ö
ğreneli Çok Uzun Zaman Oldu Ama Sen Bambaşkaydın ... Kimseyi Senin Kadar
Sevmemi
ştim Ki ... Seni Birine Anlatmaya Kalksam Sözcükler Yetmiyor Kelimeler
Acizle
şiyor ... Neye Benzetsem Hep Bir Yanın Eksik Kalıyor ... ... ...

Yanımda Yoksun ... Olsan Sarılırdım Sana Sıkı Sıkı ... Bırakmazdım Sıkılır Ba
ğırır Çağırırdın Ama Ben Biraz Daha Fazla
Sarılırdım Sana ... Biliyorum Benden Ba
ğımsızdın Hiç Sahip Olamadım Sana ... Olmakta İstemedim Aslında Çünkü Hep Yanımda Olacaktın ... ... ... Ya Da Ben Öyle Sandım ... ... ...

Dinledi
ğim Her Şarkıda Her Yağmurda Islanışımda Dalgaların Kayalara Çarpışında Her Eylül Ve Her Kasımda Sen Yeniden Gidiyorsun Benden ... Ben Bu Ayrılışların Acısını Yaşarken Birgün Gidebileceklerini Düşünerek Kimsenin Gelmesine İzin Vermiyorum…

Sana
İlk Satırlarımı Yazdığımda Yine Mum Işığı Vardı Odamda ... Soğuk Beyaz Bir
Defterin Her
Şeyi Hayale Dönüştüren Sayfalarında İlk Kez Seni Yaşamıştım ... Şimdi
Uzun Ya
ğmurların Ardından Yine Mum Işığıyla Dolu Odamda Ve Hala Sana Yazıyorum ... Çünkü Ben Her Hayal Kırıklığım Her Duvara Çarpışımdan Sonra Hala Sana Dönüyorum ...

Ortasından Kopartıldı
ğı İçin Hiçbir Zaman Sonu Gelmeyecek Günlerimize Dönüp Hala Seni

13:42 - 10/12/2006 - yorum {4} - yorum yaz

Ben Seni Böyle Sevdim

Ben Seni Böyle Sevdim

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.Gözlerim degil, yüregimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüregime. Bir baska yerde olamazdın zaten. Sen, benim en degerli yerimde, yüregimde olmalıydın, orada kalmalıydın.çok aşka ev sahipligi yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni.

 Her hangi bir konuk degildin artık.Bu yüzden ne agırlama faslı vardı, ne de ugurlama.O yüregin gerçek sahibiydin. Simdi sonbahar, kışa giriyoruz ya.Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.çicek çiçek açtın yüregimde.Gökkuşagı zayıf kaldı,senin renklerin karsısında.Taze bir yaprak gibi yeşildin.

Açelyaydın pembeliginle.Üzerine çig taneleri düşş sarı güldün.Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin... En cok bu renkle anmayı sevdim seni.Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da.Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık.

En kızgın,en tahammülsüz oldugum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.Içimdeki sevinç yüzüme yansıdı,güldüm.Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek oldugunu, nasıl güzel bir şey oldugunu anladım seninle..Her seye ragmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacagım hiçbir zorluk yoktu.

Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden tuttugunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.

Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim,kul ederdim.Sana ulaştıgımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm.Ve o göle bir tek sen girebilirdin...Sevdim ve hayrandım da.Her halin çekti beni.Duruşunu,uyumanı,gülmenı,kızmanı,şaşkınlıgını, saflıgını,kurnazlıgını,çocuklugunu,olgunlugunu sevdim.Sesini de sevdim suskunlugunu da.Küçük oyunlarını,kaprislerini, sitemlerini,korkularını sevdim.

Seni ve o doyumsuz sevdanı,uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çogu zaman.Sıgmadın cümlelere ve hiç bir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı

.Seni severken yorulmadım.çünkü sen yasam kaynagıydın.Her gün yenilendim.Seninle çogaldım,büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.Ölmeyecektim çünkü sen ölmezligin ta kendisiydin

00:02 - 10/12/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

Son Sayfa Sonraki Sayfa